Fırat Akın

bilumum Fırat Akın kişilikleri

Kategorİ: yazılar

olmuyor

kabiliyet sorar insana hesabını
geçen gece yok ettiğin cevabın hiç mi yok hatrı
evet dersen yıkılır tüm birikim
giden sen olmak yerine sensiz bırakır her şeyi
indirdiğin filmler, eski kasetlerden aktardığın her şey
karşısına geçip baktığında ağlatır seni
geçmişe dönersin siyah beyaz renkte
alır kanatları altına boynundan tutar gagasıyla ve bırakmaz hiç
ölene kadar özlemin, nüksedene kadar geçmişin bırakmaz seni
alışmak herhangi bir olaydan ders çıkarmak değil
alışmak baktığında korkmadığın
bakmasan da orda olduğunu sandığın
karmaşa depremi damarlarımdan eksik olmuyor işte
yanıp sönen her şey bana seni hatırlatıyor
gelip gitmen aklıma geliyor
yorganın soğuk olduğunu bilmek
turuncu rengin yakışmadığı bir benle yastık altı oluyor
müzik yakışmıyor ruha gürültüye tapıyor gitgide
ve çocukluğumda oynamadığım kadar yerden yüksek oynuyorum şu an hayatımda
garip kelimeler çalıyorum gökyüzüne
belki tutar diye dua ediyorum gereksizliğe
belki gelirsin diye umut ediyorum en basit cümlelerle
her düzensiz hayatlarda olduğu gibi hep düzülen oluyorum
acımasız olursan kaybetmezsin yankısı
ömrümde duyduğum tüm yanlışların en doğrusu
en sempatiği bile olsan yakışmıyor diye
susmanın da bir bedeli var işte
zaman gidiyor sormadan
sorgulamadan yapışıyor üzerine istemediğin
son şansında farkediyorsun öteki gözünün görünmediğini
itiraz tek taraflıyken olmuyor tutmuyor maalesef
tanrı niye iki göz verdi sanıyoruz
sayıyoruz duyu organlarını
iki kulak iki burun deliği
iki göz iki dudak
iki el hatta iki dil
biri küçük biri büyük
imtihan ediyor bizi hayat
insan sesine en yakın enstruman keman gibi geliyor
çığlıklarıma benziyor
ve ölümü yavaşca vücuda beziyor
tek taraflıyken hiçbir şey olmuyor
olmuyor arkadaş, arkadaş bile olmuyor…

69434728

ruhun izinden gidiyorum kaybolcağımı bilmek cebimden çıkan isveç çakısıyla kesiliyor.ruhun önünden gidiyorum vurulcağımı bilmek ayaklarımı gizleyen ayakkabının ucu kadar sivri.artık bir yola çıkma(k) istiyorum.başlangıcında boynumun kenarına yaptıracağım birinci zincir halkası ardından aradığımı -çıktığım bu yolda- bulduğumda ikinci zincir halkası ve temiz havayı soluduğumda üçüncü zincir halkası 3 noktada bitsin ve bu 3 zincir halkası birleşip daim olsun istiyorum.öyle lazerle falan da çıkmasın.hep itiraz etmekle geçiyor saçmalıklarım ve itirazlarım nedense bana sesleniyor bana çarpıyor tın tın tınlamak için.japon işi kalbim.insanların eline veriyorum bir sağ bir sol bozuveriyorlar.tedarikcimiz sağlam da hulyalara daldırmıyoruz insanları işte.tın tın tınlıyorum içim boş değil.belli bir reaksiyonda belirsiz bir adamım.yorganı yere düşürüyorum çoğu gecelerde ve gecelerce çıplak ayakla gezen sokak adamları gibi hissediyorum annemin gelip yorganı örteceği zamana dek.uyandığımda her şeyin farkına varıp bir gün annemin olmayacağını düşünüyorum.3 katlı bir otobüsün içinde koridorda tren döndüren çocukların gülümseyişine sahipken “çuf çuf tren kalkıyooor” trenini kaçıran bininci pişman oluyorum.

korkusuzsa risktir

damağımdan gelen bir ses uyandırdı o(du)nu
belertti gözlerini ve baktı tanrı gibi yukardan aşağı
isterse kaşığı bile bükerdi o bakışlarıyla
korkuttu beni yeşil kırçılı gri göz rengi
ahh derin nefes esintisi
o(du)nun karşısında nefsimin erimesi
kalem uçlarını körelten ve herhangi bir halime sığmayacak hacimde yaşayan
bugün çizdim üzerini içindeki Y harfinden çıktık yola
sağa sola kısa vezinler bıraktık mani olmadan tapınaklara
rahatsız etmedik senden olanı
içine attık karmaşayı beyin kabartmalı insan poşetinin
en yakın prize taktık uzaktaki tanınmayan halde olanı
ve aşamanın adı izinken bir harfi yuttum ben
yarım kaldı oluşumun
ardına eklemek şartıyla niyaz ettik biraz
ve
tanrım dediğim o(du)nun yok oluşu.

istemediğin kadar gerçek

susuzluğa yaz yazabildiğin kadar aşkı sonunda ölüm varsa sev sevebildiğin kadar o kadını
nasıl olsa çekip gidecek sevip sevip sevmemiştim diyecek en sonunda
yapma bunu bana hazine yapma bunu beni tanıyan
seni anladığımın bin katı anlıyorsan yapma
itiraz ediyorum çünkü benim var olduğuma şüphe eden bir ben varım
benim dışımda herkes karanlığın sahipliğine inanıyor ve beni orda buluyor apansız …devamını okuyun

kişilik telaşesi

insanların ne dediğini umarsamamaya çalışarak sağ kalmak için savaşıyorum.her gün biraz daha biraz daha büyüyorum ve biliyorum her geçen gün biraz daha fazlaca katlanarak biliyorum.bilmek çok kötü.bilmek en kötüsü.farkında olmak berbat ama insanın özü bu bilmek ve bilmek bildiğini sandığın her şeyi bilmemek.aynaya baktığında aynadakinin gülümsemesi gibi …devamını okuyun