karanlık bacalardan çıkan kül taneleri kadar birbirinden ayrı ama bir o kadar aynı yapıdayız.gelişi güzel geçiyor hayat.sevişi çok özel oluyor oturup düşünen adamların, kadınların.ve her düşük cümle ona olan heyecanı anlatıyor kendi içinde.anlamasan da anlamak istemen yetiyor kimilerine, bana en azından.hal vaziyet ne dersen artık bir süre sonra isterikle bitiyor.istiridye gibi dağılıyoruz.kuşlar kadar özgür kılıyoruz acıya doymayan bedenimizi ve her ihtimale karşı cebimizde tuttuğumuz bir ötekimizi.ötekilerden kurtulmadığımızdan kaybediyoruz ya.hikmet arıyoruz her bir lafında bakışında senle hiç ilgisi olmayan davranışlarında.ama biliyoruz orda da saatler 60 dakikada bir bitiyor günler aylar yıllar geçiyor.paylaşılan paylaşmayı umduğumuz her şey, kendinden bile çekinen bir ötekiyle, ölüyor.biz 60 dakikada neler yaparız bir düşünün.uyuruz uyanırız, üşürüz üşeniriz, severiz sezeriz, duyarız dururuz, geliriz gideriz.ve gün geldiğinde su sadece su içip kendimizle çekişiriz.kim önce bitirdi.ben önce bitirdim.bizim için bitirdim.ucu bucağı yoktu sevgimin ama ben bitirdim.yarın yanıma geldiğinde olmayacağımı bildiğim için bitirdim.ne kadar açıklayıcı oldu bilmiyorum ama sanki yüzün çoktan göz yaşlarıyla doldu.korkma kapıyı aç ve içeri gir yatak odasında seni bekliyorum.intihar ettiğim günün ertesinde bu mektubu yırtıp benle yakmanı istiyorum.
pol-yan-na
bir de şu var, sabah sokağa çıkıp koşası var geceden.tekrar tekrar yeniden başlamak diyete.seçilmiş kelimeler ve kalıba oturmak var.dün o kadar kalabalık kalktık ki birimiz tuvalete birimiz mutfağa birimiz temiz havlu dolabına.sonra hepimiz aynı caddeye çıkan farklı sokaklara ve aynı müdüre çalışan farklı departmanlara.ömrünü siken bu yalancı sabahın, silahıma kurşun olacak kırmızı ışıkta geçen kadının ve ne olursan ol insan ol mantığının beşiğindeyiz.yukardan aşağı müzikte bir nota, soldan sağa varlık.müzikte bir nota “mi”yi herkes bilir ama varlığın mal olduğunu kimse bilmez.seni sömürür.seni savurur.seni sallar.orta malı olmanın eşiğindeyiz.deprem olur panikleriz, kitap okur çekingeniz, suç işler iyimseriz, ters giyer gülümseriz, küfür eder öğretiriz, para olur güçleniriz, sara gelir titreşiriz, azık alır besleniriz ama sabahın kadının ve insanın beşiğindeyiz.kim ne derse diyebilir ben, sen ne kadar yalnızlık çeksende gezegen sana üzüldüğün halde gözyaşı vermezse de cana kıyacak yaşa gelmedik daha.bundan ürkmemeli gelecek getirecek her yağan kar eriyecek buzullar bile…polyanna derler görmedik değil bir de şu var, akşam eve gelip içesim var sabahtan, tekrar tekrar yeniden açasım var kadehe.yorulmuş bedenin üstüne gitmek var.dün o kadar azdık ki ne tuvalete gidecek ne gözümü açacak ne sevebilecek.yastığın öbür yüzünü bile çeviremedim.hep aynı soru yalnızlık paylaşılmaz.hep aynı gündem.ortam farklı gerçek farklı zaman çok farklı.ortada bir beşik var sallayan adam ise çevirir çarkı.sistem kurulu, çökertmek güç, huzur piç bir duygu.
luna park
karar veremediğinde sorar seni yalnızlık.nasıl geçti tatiliniz iyi dinlendiniz mi efendim.verilecek cevap belli belirsiz bir özlememiştim.istememiştim gibi bir lüksümüz yok, değişik bir organizasyon kendi imkanların haricinde yaşıyorsun kendi isteklerin dışında mecbur bırakılıyorsun.tabi olup biten yine senden kaynaklı gibi hissediyorsan tekrarlanabilirliği aynı durumun maksimum seviyededir…
çok büyük tedbirler almayın hiçbir zaman.siz farkında olmadan tehlikeyi değil kendinizi engelliyorsunuz.aslında doğru ve yanlış, yapılması gereken zaman da yapmak gibi bir niteliğe sahip değil, olmamalı.ben çok yanlış yaptım ve hep sorguladım sebebini sorgularken bir yanlış daha yaptım sonra bir yanlış bir yanlış daha diye gitti bu süreç.farkındasınız -eminim- şu an bile yanlış yapıyorum bu gibi durumları sanki size nasihat çeker gibi anlattığıma bakmayın yanlış yapıyorum çünkü düşünüyorum.çünkü yok oluyoruz…
en büyük eksiklik sevgi.basit gibi gelse de dolu bir kelime sevgi.kendinden başla sevmeye, kendinden başka her şeyi herkesi sevdiğinde ne kalbinde yer kalıyor sana ne de aklında durulmuş bir rahatlık.ve bağlanıyorsan kendin haricinde 2 3 kişiye samimi olarak ve bunlardan 1′i 2′si anne baba ise üzülürsün yine.işte bu büyük bir tedbire örnek.gerektiğinde anneyi babayı onu sevmemeyi öğrenin en azından deneyin.ve sonsuzluk bu davranışın doğru ya da yanlışlığında kalsın…
ucundan tuttuğun ipin illa diğer ucunu göreceksin diye bir şey yok.ördüğün bu haroşa öncekinden güzel oldu diye sonu gelecek diye diretmemek gerek.ipleri birleştirmemek ayıp değil yarım bırakmak suç değil tam tersine bağlantı kurmamak hayatta yararımıza.bittiyse bitti olduysa oldu acısa da kazısa da mezarını bağlama arkadaş sonunu görme bi yumağında.ver patilerine cengizin sürüklesin yerlerde kanatsın seni acıtan hatıralarını…
burda mühim olan başardım diyerek yapabildiğimiz her şey, gurur verecekse insana hakiki sevgisi vermeli verecekse isteyerek yaptığı her şey verecekse geçmişi sildiği müddetler ve gelecekse diye umutla o günü beklemek yalanından vazgeçip karşıdan karşıya geçmektir anadan gayrı yar olmaz diyerek ve başardım diyerek yapacağımız her şey…
kendini vurmanın farklı yolları
geceye gir
saat 11 de başla ama
çarşafın hazır olsun
üşütmesin bedenini
yala ört üstünü
sımsıkı sar kendine
senin için
sadece kendin için olsun
38 39 iyidir ateş
seyri iyidir gecenin
ay bi tarafa
mor mavi siyah bir tarafa
çeek
iyice çeek
yalnızlığı paylaşmadığın kadar çek
çek yatı çek uyuyan uyur orda
sen kal tek başına
sonra aç bi özenle seçilmiş arpa
devamı gelir
farkında değilmiş gibi yap
gözlerin kapansa da yatma
yatak bi bakıma engel bu gece sana
bırak kimsesizlik yatsın
sessizlik sarsın
paco çalsın
rüya dinlesin ufacıkta
sonra ninniler
sonra liliesler
herşeye rağmen gülümsemek
karanlığın en bol taksitle aldığı lüzumsuz bir maske
ve satıcının severek sattığı bir gerçek
satıcı eşittir hayat
aracı eşittir sen
müşteri ne yazık ki ben
bende seni sevmemiştim ki ne diyorsun sen
hiç anlaşılır değil
hiç anlaşır değilsin
n’apıyorsun
garip ne yapsın
garip en görmüşü
garip en duymuşu
garip hep durmuş mu
evet hep duruyorum
sen siz o
sensiz o geçen günler yok mu
hep karaladığım
hep altını çizdikten sonra karaladığım
sayamam sayamaz saymadı
sonra aç bi özenle seçilmiş arpa
kabul et bitmeyecek
yudumun onda biri sakallarıma aksa da
spor bile artık beni toparlamasa da
ara ver
kendi cihanın için ara ver
sonra aç bi özenle seçilmiş arpa
duymadığın her ses yükselsin kulaklarında
geriden gelen 3.boyut taşır kendini
deniz tutar kimini
duba da onlardan biri
nerden geldi bu alışkanlık
yine heplice seni anımsadık
ve o her ses şimdi yanaklarımda
gözlerimden sonra dudaklarımda
sonra aç bi özenle seçilmiş arpa
şimdi kulaklarımda
ağlıyor kadın
uyudu çoktan rüyasında
uyandı sonra rüyalarımda
çok kullanılmış bir filtre karanlığında
kendimi çöpe yakın
elinden dudağında uzak görebiliyorum
seziyorum hiç tanışmadığını asıl ben ile
asıl sen ile asıl bende
keşke
sonra aç bi özenle seçilmiş arpa
kulaklık
su altı çok kalabalık
şişelerce kum
gişelerde zoom olmadık mı
ya da
gece sıcak olur deniz
çıkınca titremek pahasına atlamadık mı
yosun aşk yosma aşk
duyabilen seçebilendir
sonra aç bi özenle seçilmiş arpa
kulaklık
kimi zaman tıkıyor
kimi zaman sabaha kadar çalıyor yastık kenarında
kimi zaman aldatıyor beni
kimi zaman
kimi
kim
ki
k
kendini vurmanın farklı yolları
game over
sanki diyerek başlamamalı hiç bir cümleye
giderek artan kargaşa bundan ötürü
ve yarın iade edilecek bir düne sahibiz
insanlar emin olmadığı kararlar çemberinde
dik mi eğik mi nasıl konumlanacağını bilemiyor
konum çok önemli düşer yükselir dengelenir
bir şekilde paralel götürmek gerekir.
evrenler kadar karanlık ve bilinmiyoruz
çevrende bu özelliklerde ise klasik deyişle vay haline
suçsuzsan suçlu oluyorsun
düşündüğün dediğinden kopup gidiyor
ve sen anlamsızlık içinde yüzüyorsun
hal böyle iken kimsenin anlamayacağı dilde konuşmak da çözüm gibi
bana bize öyle geliyor
hümanist bir ceket mazoşist bir gömlek giyiyoruz
biraz süt biraz süt tozu katıyoruz
kat kat açılıyoruz
ve her katım(ız)da ayrı bir tat ayrı bir lezzet geliyor
kötü mü iyi mi bil(m)iyoruz
garip.
devamını oku…









