Fırat Akın

bilumum Fırat Akın kişilikleri

çiçek aldım yarın solmayacak

parçalanmış mendilimde buruk aşkın kokusu
ve iç çekmelerim gün sonrası rüzgarında unutulur
dur anlat deseler
derim bir yazar için tehlikedir mutluluk
kadeh kadeh içse bile gülecektir usludur…

evet farkın acıma yanarken kanımdan oluşan
farkım evet bucaksız bilmezsen iyi
merak etmiş dün gelen
beklemiş ışıklarda düşünmüş gizemi
piyanoya basan elleri ve titreşimleri
titremişleri gitmemişleri çok sevecek kadar hiç sevmedim
seveceğim pes ettiğim sigaraya
denemek değil gelecek ol diye karanlığa
sileceğim dinmemişleri geleceği etkileyişleri
yerine geçecek çeşitleri yok edeceğim telafisizce…

dur, yarın dün olduğunda ettim bile.
zaman tükenirken çizgi çizgi
tozunda varken hala çokluk
can izin veriyorken nefese
üfledim
önce ismini çizip, kenarlarını üfledim…

ve şimdi çizikler ama alındaki çizikler
kötü bakarken çatarken değil
güler yüz kaşlarıyla
süzen göz kaşlarıyla
vatana millete hayırlı olan ölüm için
sakallarıma ak ellerine yaş düştü diye
süt içip ölme vakti
süz içimden çıkar ben
biz olma vakti.

yağmuru ve şehri terk et

rimel akmış bacaklarına
çarpık yürüme yeter artık
kaldırımdan değil beni
yağmuru ve şehri terk et
ipleri asılı balkonumda
önle arka dolu çeker
benim en sevdiğim oyun
el ve ayak yoksa gerçek
itiraz yordamında
panikle yaşar fakir abi
gece sigarası tükenir de
yaşanır sinir harbi
varsın dandik tütün olsun
çek deyince çeker ciğer
korkuları kavurunca
çatır çatır yandı siper
neden böyle çabaları
var insanların anlamak güç
şekilden şekile
inceden zehire gider gibi
sanki beni sever gibi
hayır damarım yok sana
yeşilim yok sivri ucuna
bulamadan öldür beni
ihtiyaçlarında ilaç yok
çare yılanın ağzında
ne aşk var ne mutluluk
çoban adı karşı yolda
bakır kalaylı bardak
hayat denilen alaylı
epey vakit var tartış
ve tümce çim biçme makinası
bağlantı yok köprüleri
kısa çaput çekiliyor
fakat gerçek kaldırımda
kaldırımdan değil beni
yağmuru ve şehri terk et

mezardaki kadın

sığıntıdan doğdu küçük karamsar
diğer adı anahtarı olmayan adam
mezardaki kadınla beraber
masa başı mermerin tam ortası
bardağı var önünde ama hiç içemiyor kadın
ortamı şöyle bir yokladım
kağıt benim çilem olmuş
ektiğim her şey çürük
farkında sesimin farkında tonumun
ve almış kokusunu en sevdiği alkolün
gözlerini açtın şimdi
ta o gün gözlerimi açtığın gibi
burnuyla koklardı göz altlarımdaki geçmişi
öperdi sonra gülerdi mis gibi
ve yerdim onu dudaklarından
en beğendiğim en mübareğim
masa başı mermerin tam ortası
bardağı var önünde ama hiç içemiyor kadın
ortamı şöyle bir yokladım
kazma kürek toprağı solladım
kemiklerini öpüp koynumda sakladım
yatak odamda tam yanımda mezardaki kadın.

(içime işledin kadın(

ah karşı kapıda bekleyen
gülüyorsun kırmızı ayaklarınla
o kadar yanmış askılı izlerin
ve topuğundan gelen ses kulakta
hiç mi sormadılar peşindeki kim
başucunda saat gibi bekleyen kim
sormamışlar
tavrın hatrımı soracak kadar değil …devamını okuyun

soluk bir adam

soluk bir adam
hep aradağının tam tersinde soluklanan
halbuki onun adı sigara dumanından
akciğerden önce kalbe zararlı
soluk bir adam
hep aradığını bulunca kaybolan
hepsi hepsi yanında durup oturan
kızıl siyahı gözleri beyne zararlı
soluk bir adam
söyleyecekleri dişlerine takılan
belli unuttuğu her sabah fırçalayışından
biraz korktuğundan çok aşık olduğundan
soluk bir adam
güneş sabahı bira alıp kalkar masadan
yudum çürütür hücreleri gözlerin ardından
şaşkınlık içinde bakakalacağın o anda
ölür gider korku dolu sevgisinden o garip soluk adam

p.s. soluk bir adam soğuk biradan

koşarak unut

eğlenceyle işim yok boşluk altın kadar değerli, altın uyku kadar değersiz.gidip görebileceğim bir insan yok daha doymuşum, deniz kadar açık göz altım kadar mormuşum.uykusuz uyandığım her gün telaşlarım daha fazla hesaplarım daha tutarsız açık hesaplara yukarı ok geride kalanlar kalmış öylece.ordan oraya soldan yukarı sağdan aşağı tüp bitti arkadaşım değiştirmek gerek.doldurmak gerek gereksiz anıları sibop aracılığıyla yakmak gerek kaşığı ısıtırken kaynatırken sütü eritirken şekeri içerken çorbayı çekerken burundan spreyi.sonra duş almalı yeni güne, sevişmeli bornozla iki saat yatağın içinde uyku almalı bedene.gözleri açıp ilk gördüğün kadında odaklanmalı.sabah ilk gördüğüm kadın artık annem olmamalı.gün olmalı gün saymalı 300 demeli 500 demeli 10 yıl demeli.bir ayakkabım var 10 yıl önce aldığım görsen 2 yıl önce aldığımdan daha yeni.bir tişört var 10 yıl önce aldığım duvarda asılı çerçevelettim.bir kadın var hiç tanışmadığım kalbi benden temiz beyni benden çok saçları ne renk anlamadım.gördüm desem yalan görmedim desem ayıp (e)derim kendime, kalbime.belli günleri var seçilmiş günleri pazar yok mesela.adı ne biliyorum adı umut.vereceğim kağıt parçasını okuyunca dolacak içi umut ben ise diyeceğim koşarak unut.

olmaz

müziği hiç değişmeyen sözleri sürekli yenilenen bir gün
hiç bilmediğim bir şarkıya karaoke yaptım
mikrofon elimdeydi kelimeler kulaklarımın duymayacağı şekilde
her şey ipe dizilmiş önüme serilmişti satmam için
bilekler hazır bıçak önümdeydi
1
2
3 dedim
olmadı
satamadım seni ruhum
atamadım o en asi en asıl darbeyi
saçamadım kanı köşe bucak dört duvara
dinleyenler meşhur ettiler beni mikrofon hiç düşmedi
algı algı algı algının amına koydum bugün
yurduna ugramadım hiç ugramayacağım
acı çekmek ne kadar yeşilse benim için
bir o kadar da kırmızı mutluluk verdiği için
itiraf ediyorum olmaz işte
panik manik satirik falan işte
biraz deep biraz saç
kiraz açıyor yaz dalkavukluğunun en has belirtisi burun
deliklerin amına koydum bugün
küfür küfürle doğdum bugün.

ekşi ekşi

fırtına galip gelen ve madalyon sahibi
ırzına geçti gece yeni günün
geçmişin anası babası ablasını merak ediyor
ne zaman olmuştuk biz
hamken yaş olmadık mı
sadece anlam vermek için değil
kimi zaman bilmemek için üzülmedik mi
sen her şeyin farkındasın ya
ben bir şeyin farkındayım
o da senin varolmadığın gerçeği
kimle yarışıyorsun anam
ben allaha yücelmişken
yaraşmışken onun katına
sarılmışken dikenlerine
aldanmışken tüm sevgili kapasitelilere
yolun sonu bana mı aydınlık olsun
gel gel
gelgelelim sen harbiden yoksun
sabahında yok olmuş bir gecesin
ama hiç bitmemek eyleminde ve hücrelerin her bir hücreme baki
sorgula bedeni sarmala malı yuvarlak aracılığıyla
sormasın kardan adam bilmesin kuştan beyin
iplere tutunsun ayak parmakların
ellerin bir deli kızda kaldı
geri vermez gözleri bırakmaz ipleri
turşu kur emi
içerim suyunu ben severek
ekşi ekşi.

piç olmadım lan ben

hiç sevmedim lan ben
hiç severek bakmadım bi hatuna
depresyona da girmedim ki çok sıra vardı
ikinci kasa da açılmadı beşinci vagon da
su bile sattım lan ben
her çocuk gibi çöpleri ben toplarım anne bile dedim
saçlarıma değişik şekiller verdim
ben dahil herşey güzelken kafam da güzel diyerek kazıttım
sonra ip bile atladım lan
yağmur yağardı basket oynardım ben
çıplak havuza bile girdim lan ben
dalgalarla boğuşurken mayom bile kaydı altımdan
bi uçamadım ama
tekneler de sarmadı yetmedi mesafe
köprüleri yemedi tabii
ve büyümedim ki lan ben
kapatıp gitmedim ki dükkanı
ardıma bakmadım ki hiç
hiç olmadım ki gözlerinde
ama bi ben olamadım
haki beni bulamadım
tavırları tartamadım
eroin bulmadım ki
hiç olmadım lan ben
hiç sevmediğim kadar
piç olmadım lan ben.

bir ayrılık bu kadar toplu olabilir

sanki yanındaydık geçmişin sanki (ç)akıp geçti gelmişe
sanki inanmıyorum artık kimseye sanki (ç)öldü hepsi
sanki gülüyorum panikler ile sanki (ç)ekilerek köşeme
sanki orman içindeyiz nefes çok sanki (ç)atılmışız kalabalığa
düz yolda yan yürüyen bir olay değil bu tamamen döl kadar saf ve içten istekli eller ile suratıma.suratıma attığım bu çamur kurudu yüzlerce neden ise asıl soru …devamını okuyun