endless
intihar harbi bir bencillik
dik yakalı gömlek beyazlığına bulaşmış kan
silince geçmeyen yalnızlığın mürekkebi gibi
önce nefes alıyorum sonra gözlerimi …devamını okuyun
intihar harbi bir bencillik
dik yakalı gömlek beyazlığına bulaşmış kan
silince geçmeyen yalnızlığın mürekkebi gibi
önce nefes alıyorum sonra gözlerimi …devamını okuyun
boğulduğun zamanlarda koşullandın.
insan
tadına bakacaktım gözlerin kapanmasaydı.
kıt kanaat barıştık seninle
halbuki kendine geleli eksi on nokta üç santigrat olmuştu. …devamını okuyun
taşla kovaladım köşe başında bekleyen kadını
benzetemedim hiç kimseye, bezeyemedim herhangi bir sıfatla
sadece ürkek bir cesurluk vardı
sanki yeni sevişmişti yalnızlığıyla
saat ikiye üç varken göz göze geldik
kar taneleri bakış aramıza yağıyordu
karşımda beni tanımasına kıyamadığım bir kadın
akıllara zarar kıpkırmızı gözleri …devamını okuyun
yormamayı kendine seni
vurmayı ölümüne yerleşik her cümleyi
tokuşturmak kırılası düş dolu kadehleri
ve uyku vaktinden sonra eve dönüş yolunda bakışmak kara kediyle
sırların çok gerçekliğine küstüğün dünyadan
içinde yaşadığı yerden korkmamalı insan …devamını okuyun
ne kelime dönüşü olmayan yola çare olabilir ne de kelamın.
çok uzak mevsimlerdesin, yüzerek bitmeyecek denizlerdesin.
sahip olunabilecek en değerli olgunluğa erişmişken yaptığın bence en son yapılabilecekti.
kurtulup gelmiştin ya griden bana benim siyah olduğumu bildiğin halde böyle olacağını bilseydim gelmeyeceksin derdim.
kıvranan onca satırı yazmaz buruşturup gönlümü bilerdim.
iyilik meleğini oynar beni bana hatırlatan olmadan uzaktan sana titrerdim.
şimdi dönülmez akşamında olduğumu varsayarsak, varsay kalsın…
ben dönüşüne değil gidişine düştüm gelişine düşmediğim kadar, ben sevdiğime değil sevip de niye gittiğine üşüdüm hiç üşümediğim kadar !