Fırat Akın

bilumum Fırat Akın kişilikleri

69434728

ruhun izinden gidiyorum kaybolcağımı bilmek cebimden çıkan isveç çakısıyla kesiliyor.ruhun önünden gidiyorum vurulcağımı bilmek ayaklarımı gizleyen ayakkabının ucu kadar sivri.artık bir yola çıkma(k) istiyorum.başlangıcında boynumun kenarına yaptıracağım birinci zincir halkası ardından aradığımı -çıktığım bu yolda- bulduğumda ikinci zincir halkası ve temiz havayı soluduğumda üçüncü zincir halkası 3 noktada bitsin ve bu 3 zincir halkası birleşip daim olsun istiyorum.öyle lazerle falan da çıkmasın.hep itiraz etmekle geçiyor saçmalıklarım ve itirazlarım nedense bana sesleniyor bana çarpıyor tın tın tınlamak için.japon işi kalbim.insanların eline veriyorum bir sağ bir sol bozuveriyorlar.tedarikcimiz sağlam da hulyalara daldırmıyoruz insanları işte.tın tın tınlıyorum içim boş değil.belli bir reaksiyonda belirsiz bir adamım.yorganı yere düşürüyorum çoğu gecelerde ve gecelerce çıplak ayakla gezen sokak adamları gibi hissediyorum annemin gelip yorganı örteceği zamana dek.uyandığımda her şeyin farkına varıp bir gün annemin olmayacağını düşünüyorum.3 katlı bir otobüsün içinde koridorda tren döndüren çocukların gülümseyişine sahipken “çuf çuf tren kalkıyooor” trenini kaçıran bininci pişman oluyorum.

baktı ki zor kaçtı ki zor

insan zincirlerinden boşanan
durdurmak paniğe sebep
ne yapsam bir yanımdan eksilmiyor
ne desem istemediğine çekiyor
baktı yine
baktı sadece
tertemiz dedim ya yeşil bile değil
uzak bir bağlantıyız bucaksız
sen A ben Z sanki
farkın bu bence durma sen de
yaz sensizliği suya
gelsin derin soğuk iklimlerle
kaçtı yine
kaçtı sadece
insan kriterlerini giymiş
çıplakken bile aradığı var
zor ediyle büdü olmak
ışıkları söndürünce sadece
yüzünü görmediğinde tanıyorsan
işte o sadecen
zor yine
zor sadece

korkusuzsa risktir

damağımdan gelen bir ses uyandırdı o(du)nu
belertti gözlerini ve baktı tanrı gibi yukardan aşağı
isterse kaşığı bile bükerdi o bakışlarıyla
korkuttu beni yeşil kırçılı gri göz rengi
ahh derin nefes esintisi
o(du)nun karşısında nefsimin erimesi
kalem uçlarını körelten ve herhangi bir halime sığmayacak hacimde yaşayan
bugün çizdim üzerini içindeki Y harfinden çıktık yola
sağa sola kısa vezinler bıraktık mani olmadan tapınaklara
rahatsız etmedik senden olanı
içine attık karmaşayı beyin kabartmalı insan poşetinin
en yakın prize taktık uzaktaki tanınmayan halde olanı
ve aşamanın adı izinken bir harfi yuttum ben
yarım kaldı oluşumun
ardına eklemek şartıyla niyaz ettik biraz
ve
tanrım dediğim o(du)nun yok oluşu.

sadelik başarının sol gözü

uğraşılan her şey bir anlık gelme ile yok edilebiliyor
şekil a.1 yok ettik renkleri beyaz kaldı sadece
öyle değişiklik falan iyi gibi sanki açıyor
bakınız süt gibiyim bal dök iç beni
sevgiler… .)

istemediğin kadar gerçek

susuzluğa yaz yazabildiğin kadar aşkı sonunda ölüm varsa sev sevebildiğin kadar o kadını
nasıl olsa çekip gidecek sevip sevip sevmemiştim diyecek en sonunda
yapma bunu bana hazine yapma bunu beni tanıyan
seni anladığımın bin katı anlıyorsan yapma
itiraz ediyorum çünkü benim var olduğuma şüphe eden bir ben varım
benim dışımda herkes karanlığın sahipliğine inanıyor ve beni orda buluyor apansız …devamını okuyun