search slide
search slide
pages bottom
Fırat Akın
Profil 27 Temmuz 1990 Ankara doğumlu olup doksanların hırsını sessizlikle harmanlayan gençlerdendir kendisi.Tecrübesiz ve korkusuz sıfatları ile gözlemlemek üzerine dayalı bir yaşam sürdürür.Felaketin su kadar doğal olduğunu ve herkesin her an bir felakete ihtiyacı olduğunu öğrenebilme hususunda kendince varsayar.Oyunun bir kuralı olmadığını düşünür, kuralları sevmez.Buna nükseden yaşamdaki yansımasıysa tanınmamak adına kurallara uyarak uygun kılar gerçekliği.Tek sıkıntısı çekingenliktir alkolsüz ortamlarda.Aslında umrunda değildir bu ama devamlılık ve süregelişin itinalı gerçeğiyle karşı karşıya kalmamak için bunun gerekliliğine inanır.Yazdıklarının içinde iğne deliği gibi görünmemeye çalışsa da -aslında- sürekli bulundurur kendisini, gördüklerini ve sıkıntılarını.Edebiyatı ilginçliğe oldukça bağlar.Ama asla tanımsızlığı kabul edemez."Yazılan saçmadır, tutarsızdır ama okuyucuya bırakılan arka plan eğer ki her zaman yazarda birse yani tanımsız değilse hiçbir kusur yoktur."der.Kafa yapan kategorisine dahil ettiği şarkıların eşliğinde yazmayı, kendini iflah edemeyip yazdıklarını okumakla yetinemediğindeyse okumayı eşsiz kılar. Genç oluşunu sosyal aile yapısına, olgunluğu ve büyümüşlüğü ise hayat koşulları ile babasına bağlar.
pansuman

bana ondan bahseden savaşlar oldu
yönetmenler tuttu elinden gel oyna diye
o gitarı alıp gözleri kapalı sololara daldı
küllükte unutulan sigara kadar griyken hayat onun için
hata yapanı en başından beri kendiymiş gibi anlattı
şimdi ne olacak gözlüğünden kurtulup umursamazlık lensini taktı
bir de gitmeden bana ne olacağını söylerse savaştan mağlup ayrılmayız.

endless

intihar harbi bir bencillik
dik yakalı gömlek beyazlığına bulaşmış kan
silince geçmeyen yalnızlığın mürekkebi gibi
önce nefes alıyorum sonra gözlerimi …devamı

insan 1

boğulduğun zamanlarda koşullandın.
insan
tadına bakacaktım gözlerin kapanmasaydı.
kıt kanaat barıştık seninle
halbuki kendine geleli eksi on nokta üç santigrat olmuştu. …devamı

unclassical

taşla kovaladım köşe başında bekleyen kadını
benzetemedim hiç kimseye, bezeyemedim herhangi bir sıfatla
sadece ürkek bir cesurluk vardı
sanki yeni sevişmişti yalnızlığıyla
saat ikiye üç varken göz göze geldik
kar taneleri bakış aramıza yağıyordu
karşımda beni tanımasına kıyamadığım bir kadın
akıllara zarar kıpkırmızı gözleri …devamı

smile in your sleep

yormamayı kendine seni
vurmayı ölümüne yerleşik her cümleyi
tokuşturmak kırılası düş dolu kadehleri
ve uyku vaktinden sonra eve dönüş yolunda bakışmak kara kediyle
sırların çok gerçekliğine küstüğün dünyadan
içinde yaşadığı yerden korkmamalı insan …devamı

gelmişin(i) geçmişin(i)

ne kelime dönüşü olmayan yola çare olabilir ne de kelamın.
çok uzak mevsimlerdesin, yüzerek bitmeyecek denizlerdesin.
sahip olunabilecek en değerli olgunluğa erişmişken yaptığın bence en son yapılabilecekti.
kurtulup gelmiştin ya griden bana benim siyah olduğumu bildiğin halde böyle olacağını bilseydim gelmeyeceksin derdim.
kıvranan onca satırı yazmaz buruşturup gönlümü bilerdim.
iyilik meleğini oynar beni bana hatırlatan olmadan uzaktan sana titrerdim.
şimdi dönülmez akşamında olduğumu varsayarsak, varsay kalsın…
ben dönüşüne değil gidişine düştüm gelişine düşmediğim kadar, ben sevdiğime değil sevip de niye gittiğine üşüdüm hiç üşümediğim kadar !

katil koydum adımı

katil koydum adını ve masanın altına sakladım içkime katıp içtiğim hayatımı
düşüme boyadım herşeyi ve herkes gördü bende o neşeyi
ben o yılanı deliğinden çıkaran yalanı sevdim onla seviştim senelerce
oydu ben ve vücudum titrerken kafamla birlikte omuz omuza uykuya daldığım …devamı